
Günümüz Türkiye sinde engeli olmak aşılması imkansız gibi görünen bu engelleri nasıl aşarız sorusu ilk alımıza gelen sorulardan bir olsa gerek galiba. Engellilerin toplumla bütünleşme yönünde yoğun sorunlar ve toplum tarafından ayrımcılık dışlanma engeli insanları kendi sorunlarıyla baş başa bırakılma içinde yaşadıkları bilinmektedir. Sorunu adlandırmadan başlayan ve yaşamın pek çok alanına yayılan bu sorunlar, engelli bireylerin içinde yaşadıkları toplumla işlevsel bir bütünlük içinde yaşamalarını güçleştirmektedir. Sürekli sorunlarla boğuşan, onlara anlamlı çözümler üretemeyen bireyler, kendilerini mutsuz hissedeceklerdir. Bu da temel bir insan hakkı olan bireyin kendisini gerçekleştirme hakkını ortadan kaldıran düşük yaşam,kalitesi,demektir.
Engellilerin genel olarak toplumla bütünleşmesinin önündeki engelleri hepimiz bilmekteyiz bunlar Yoksulluk, Eğitim, ulaşım, fiziksel çevre, konut ve iyileştirme gibi bariz örneklerdir. Yapılan araştırmalar, dünyanın her yerinde engellilerin çok büyük çoğunluğunun toplumun yoksul kesimlerinden geldiğini ve yoksulluk içinde yaşadıklarını göstermektedir. Ülkemiz dede bu belirgin bir gerçektir. Eğitimdeki eksiklikte yoksullukla endeksli olarak ortaya çıkmaktadır engelli ailelerinin maddi sıkıntılarından dolayı engelli çocuklarını okula göndermeleri güçleşmektedir. Çünkü engelli olan kişinin okula gidip gelmesi başlı başına bir problemdir, yürüme veya görme engelli bir öğrenci yanında bir refakatçi veya servis kullanarak okula gitmelidir. Servis dediğimiz zaman da maddi imkânlar ön plana çıkıyor, sonrasında ise, ulaşım, fiziksel çevre, konut sırayla kendini göstermektedir.
Bu sorunların haricinde en önemli olan sorun ise ailelerin ve çevredeki insanların engellilere bakış açısından kaynaklanmaktadır. Engelli aileleri çocuklarının hiçbir iş yapamaz ne yapalım diye olumsuz düşünce içerisinde çocuklarına güvenmemektedirler. Halbuki onlara inansalar o insanda ne cevherlerin olduğunu görecekler bu toplum bilmelidir ki engellilerin başaramayacağı hiçbir şey yok ama yeterki onlara engel olunmasın ayrıca görünen bir başka durumda toplumun engellilere acıyarak bakmasıdır. Engellilerin acınacak bir durumu yoktur sevgili değerli halkımız bakın ben bir engelliyim sizlerden ricam lütfen engellilere acıyarak bakmayınız bilmelisiniz ki karşınızdaki insan engelli de olsa bir insandır, onunda yapabileceği başarabileceği mutlak bir şeyler vardır, onun içindeki cevherleri, yetenekleri dışarıya çıkarabilip kendini ispatlamasına imkan sağlayarak engellilere destek verin. Unutmayalım ki bir toplum eğer engellisine yoksuluna yetimine sahip çıkıp ona değer veremiyorsa o toplum için için çürümeye mahkumdur. Ben bulumduğum şehirde afyonkarahisarda yaşamkatım sokaya çıktımı toplum ve insanlar uzaydan biri gelmiş gibi bakıyorlar. Düşüne biliyormusunz özürlü insanlara bakarak acınacak durumumuza acıyoruz. Toplula bütünleşmek istiyoruz ne yazık ki. Bizim adımıza faliyet gösteren dernekler-de bizleri kullanarak adeta toplumu insanları kamunun bazi olanaklarını kendi menfahet ve faydaları için kullanıyorlar bu asalak sürüsünüde görünce topluma ve insanlarada kızamıyorum. Kendi özürlü ve engelli arkadaşlarımzda bizleri bir araç gibi görüp ikci bir kez bizi aşağılıyorlar ve ben bu asalak sürüsüne karşı halkımızın kimlere yardım ettiğini tekra tekra düşünmeleri adeta bu dernekler paravana şirketler gibi kullanılmakta ve dernekler kadın kız ayaklarından tutunda her türlü kepazeliğin yaşandığı yerler haline gelmiş ve buraları iyi tanıyorum artık engelli bir insan olarak midem kaldırmıyor..
YAZAN AHMET ÇANTA..8..9.2010
ahmetcanta40@hotmail.com